2002-04-08 01:48:00
Önce bir düzeltme yapmam lazım : Arkın 'Arf' Bahçacı olacak. Neden? Geliyor.
1995: Arkın Bahçacı Izmır Amarıkan Kallıgını bitirip Izmır Fan Lısasına gırmaya hak kazanır. 1995: Arkın, bılgısayar gayığına başladık. 1998: Arkın'la gayık bıtmadı ottu'da davam atmaya kastık. 2002: Kahr! gayık hala bıtmadı naapıcaz? Tabii benim çılgınca geveze olmam ve erkinin double'ı (burada bir kaç faktör daha var ama onlar "out of scope" sanırım) ona anlatıcak bir sürü şey bırakıyor. Erkinin sanırım gevezeliğnden şikayet etmek ayıp olur. 2-3 bira içmediği sürece dişçilikten çok farklı diğildir :) Erkinle eküri şeklinde girip çıkmadığımız pozisyon (aloo ciddi bir yazı yazıyorum burada dalga geçmeyin başka bir ortamda uygun kelimeleri size sarfederim) kalmadı diyebilirim. Bazı konularda aşırı titizliği (brightness contrast volume ve bilimum ayarları dinamik yapılan filim izlemek isteyenlere erkini tavsiye ederim) bazı konularda aşırı savsaklığı (geçen, masasını bir senedir ilk defa toplayarak, odaya yeni bi masa açtı.;) download canavarlığı (bu başlı başına bi serüvendir) uzun sürede keşfettiğimiz detaylardı. Son bir sene ise çok yeni bir maceraya atıldık (uyarmıştım adam olun doğru düşünün) Yurt arkadaşlığı çok ayrı bişi. Adamın kafasını traş etmesinden saçlarını kurutmasına kadar her halini görüyosun. Erkinin bizi dumur eden noktası bazı noktalarda tazmanya canavarına dönüşmesiydi. Adam bi anda kontrolden çıkıyo ve herşeyi yemeye başlıyo. Başkası sölese inanmazdım valla. ama ben sölüyom. Bu kadar çekiştirdik adamı biraz da övelim. Herhalde tanıyıp tanıyacağım en sağlam kasan adamlardan biridir erkin. Görseniz siz de inanmazsınız. Nası bir motivasyon nasıl bir konsantrasyon süper yani. Adamın bir de sizin bütün gece kastığınız soruya bakıp abi şuradan şöle parçalarsan oluyo integrali deme tripleri vardir yıllardır. Şöyle bir bakıp adamı kelinden öpersiniz sonra çok eğlencelidir. Aslında ben odada bulunduğu için çok mutluyum. Bana saldıracakları bazen kandırıp arkının üzerine salabiliyoruz. Anlayışlı bir adamdır mirim. Öyle yani ensesine vur ekmeğini al yani. Tabii bunlar adamın internet kablosundan uzak olduğunuz sürece geçerli. Bunlar çok da tahmin edemeyeceğiniz şeyler değildi biraz da bilmediklerinizden bahsediyim. Mesela bu adam deli gibi romantiktir "Arf"lardan kurulu kılıfının içinde güneşin batışını soft parçalar eşliğinde dinleyen bir adam yatar. Çok göstermese de insanları düşünür. Kimseyle kötü olmayı istemeyen gandi gibi bir adam aslında erkin. Sessizliği de boğuşmayı sevmemesinden biraz. Biraz da incinmek istemiyor belkide... Ama incilerini dökmemek için kabuğu kapalı kalmalı. - Kabuğunun aralığından içeri bakan ama yine de kelini okşamadan rahat edemeyen oda arkadaşın Soysal 2002-04-13 03:26:00
Cehennem'in Üç Atlısı, Üç Küçük Domuzcuk, Üç Renk Mavi ve daha nice ünlü üçleme; yakın gelecekte işler yaver giderse bir de biz eklenir miyiz, ne dersin yerli Yul Brynner? Yakında "Dartanyan Aranıyor!" diye ilan vericez utanmasak.
Sen, ben ve Soysal bir buçuk elmanın üç yarısı gibi dolaştık bunca zaman. Sen en sabırlımız ve en kapalı kutu olanımızsın. Zor beğenirsin, ince eleyip sık dokursun. Hoş takıntıların var be dostum: Her programın arka planını gri yaparsın; gün ışığının değiştiği her sahnede Brightness/Contrast ayarına girişirsin sil baştan, her yerde şinitzel yersin, patatesleri yakınca renk vermeyip kıtır seviyom ayağına yatarsın... Kafaya koymuşsun bi kere bütün Interneti indirip "offline" olarak da sörf yapmayı, elektronik eşek (!) sudan gelinceye kadar CD'ye yazdın ne gorsen! Sayende bizim de nacizane birer film ve mp3 arşivimiz oldu. Aynı zamanda yurtta artan hiçbir yemeğin dökülmesine izin vermediğin ve Tabu oynarken "Keloğlan"ı göz açıp kapayıncaya kadar anlatmamızı sağladığın için teşekkürler 'Arkın'! Az rastlanır senin kadar zeki bir adama, sağlam bir matematik altyapısı üzerine inşa edilmiş görkemli bir pozitif düşünce kalesisin dostum! Aklından ne geçerse geçsin yarına dair, 'Prof. Dr. Arkın Bahçacı' ismini göreceğimiz aşiyan. Bir gün kampüsteki büstlere seninki de eklenecek ve benim torunum bir sınav öncesi gelip öpecek kafandan şans getirsin diye; kalıtsal olsa gerek!. :) Saçlarından bolca bahsedeceğimi düşünüyosan yanılıyosun, çünkü olmayan şeylerden bahsetmek çok anlamlı değil mevcudiyetini kanıtladığımız dostluk, çıkar beklemezlik gibi değerler yanında. Ne sular aktı dingin nehirlere alışık miskin köprüler altından? Bir çarşamba günü sabaha karşı, biz üçümüz Nümerik çalışmazken dile gelenler; dertleşmeler ekran başında denizaşırı... Künefe keyifleri, yağmurlu bir İstanbul gününde Cem Yılmaz üzeri Ortaköy, doğum günlerinde alınan muzır armağanlar... Walkman ile Sepultura dinlerken uyuyabildiğin yolunda şehir efsaneleri dolaşsa da, arada sırada kapalı kutudan sızan ışık hüzmelerinden gözü kamaşmış biri olarak biliyorum seni! Üstüste Arjantinler ile çözmenin de gereği yok artık seni, hiç kimseyi kırmak istemeyen ve dolan göz pınarlarını gizlemeyi bu denli iyi başaran biri daha varm'ola? Tüketim toplumu malum bireyleri olduğumuz; aşktır, sevgidir harcıyoruz bozuk para gibi. Ben bilirim lakin bunları nasıl yaşattığını, Küçük Prens edasıyla gizemli bir fanusta! Küçük volkanlarını temizlersin her gün meşhur titizliğinle ve pek az kişiye iniş izni verirsin uzak yıldızların aydınlattığı minik gezegeninde. Bu denli gizli bir dünyayı görme şansını bana verdiğin çok sağol saçları hiç ağarmayacak (!) Küçük Prens! - Atos ya da Portos; bilemedin Aramis! "Üçün biri" (!) deme de... :) 2002-04-15 21:56:00
Bilgisayar Mühendisliği’nin robocopu. Stadyumda içtiğimiz o güne kadar Erkin’in mekanik olduğunu düşünürdüm. Sonradan anladım ki sadece yol göstereni yokmuş. :) Erkin hayatta tanıdığım idealistlerden ama önemli olan idealleri gerçekleştirirken hayattan da kopmamak. Erkin bu kapasiteye sahip nadir insanlardan. Topluluğa katıldıktan sonra bunu daha da iyi anladım. Ama gel gelelimki Erkin’in bir tane çekilmiş fotoğrafı vardır o da bir ışık topu silüeti şeklindedir. :) Doğruyu söylüyorum geçen İsmail Abi’de fotoğraf çekildik vallaha da billaha da yanmış. Abi bi daha seni almıcaz nedir bu ya? :) Birlikte teknodayız inşallah her zaman.
2002-04-16 01:18:00
Erkin, yılların dostluğu... Ne bir sayfa yeter, ne de bir kitap seni anlatmaya: Gecenin içinden çıkan aydınlık belki, azmin ve sabrın temsilcisi... Sonsuz duyusallıkta yüzen minik bir çocuk bazen, ve en olgun insan an be an... Gözlerinde hem güneşi hem yağmuru barındıran... Zeki, suskun, calışkan... Onlarca kaplama kağıdı ile kaplı bir kutu, dışından içi anlaşılmayan ve her katta birkez daha şaşırtan... İnsan!
Mümkün mü acaba listesini yapmak seninle paylaşılanların? Gecesiyle gündüzüyle tüm yaşananların? Kaç proje, kaç ders, kaç bölüm; kaç kitap, kaç film, kaç masal ve hatta kaç insan, kaç yaşam? Ben saymadım! Bir gün bir rüzgar eser ve sürükler bedenleri buradan oraya. Amaçlar vardır, planlanlar... Ve gerçekleştirilmeyi bekleyen hayaller... Senindir onlar, gidersin peşi sıra, buradan oraya... Dilerim mutluluklara ve umutla... En önemlisi bilirim: bugün olduğu gibi, yarın da benimlesin; belki farklı mekanlarda, farklı zamanlarda ama hep dostça... Bu sana ne bir "Merhaba" ne de bir "Elveda". Sadece dün yaşananlara, yarın yaşanacaklara ve sana, sonsuzlukta, senden anlatmaya çalışma... Esin :) 2002-04-24 17:58:00
Erkin sen bir sabır abidesisin. Bunu seninle grafik projesi yaparken
anlamıştım. Bizim tükendiğimiz noktada sen hala sabırla hatalarımızı bulmak için uğraşıyordun. Sendeki kararlılığa, güçlülüğe ve bu kadar az uyuyubilmene hayranım. Beni hayrete düşüren yanın ise inanılmaz iştahın :) Bölümdeki masalarda sınav öncesi çalışmalarımızı, kahve eşliğindeki sohbetlerimizi, download manyaklığını, seni hedef alan hınzır espirilerime gülümsemekle yetinişini ve de kafanı okşadığımda hissettiklerimi hep hatırlayacağım. Ileride çok başarılı bir bilimadamı olacağına inanıyorum, bu kesin gibi bir şey. Bana da senin adına dolu dolu, her anından zevk alarak geşmiş uzun bir yaşam dilemek düşüyor. Umarım kantinden neşeli kahkahalar yükselmeye devam eder. 2002-10-29 19:27:00
Bilgisayar ve matematik dehası... Hayatımda gördüğüm en idealist, en azimli ve kesinlikle en alçak gönüllü insandır Erkin. Planlarına bu kadar sadık bir insan daha görmedim ben hayatım boyunca.
Onu tanıdığım zaman aralığında bir hatasını gördüm sadece, benimle partner olmak... Gecenin ilerleyen saatlerinde, aslında o kadar geç bitmezdi işi ama geceyi bana projenin anlayamadığım kısımlarını anlatmakla geçirdi büyük bir sabırla, boş sokaklarda çocuk gibiydi karla oynarken. Yüzündeki o mutluluğu hiç aklımdan çıkaramam. Kafasının güzelliğinden hiç bahsetmeyeceğim. Tek yazacağım, bir iki günlükken saçları kafasına dokunun, çok güzel hissediyorsunuz :) Kafasını ısırmayı şahsen denemedim ama deneyenler defalarca tekrarlıyorlar ... Her zaman kardeşimsin sen... Hayallerinin hepsi gerçekleşir umarım, sen hayalleri için ‘gerçekten’ savaşan gerçek bir kahramansın gözümde çünkü...
|
|
||||||||||